14 Ekim 2008 Salı

Fenerbahce.org-2

Daha önce bir yazı yazmıştım FB resmi sitesindeki yalanlama makinası hakkında. Ama bu sefer sadece yalanlamakla kalmamış adeta bir finansçı, raporlamacı gibi rakamlara da girmiş. Olay şöyle gelişiyo adamın biri diyorki Fenerium geçen sezon 47 trilyon sattı bu yıl hedef 57 trilyondu ancak bu hedeflere rağmen 27 trilyon satışta kaldığını yazmış. Birincisi sana ne arkadaşım gazetecimisin yoksa şirket CEO' su musun ki insanların hedeflerine karışıyorsun. Sanki performansa ve hedef gerçekleştirmeye bağlı olarak zam oranı belirleyeceksin. Klüpten gelen açıklama da bomba gibi açıklamayın böyle düşünüyosanız kardeşim bu ne ya finansal raporlama mı yapıyorsun karşılaştırmalı satışları vermişsin bare satışların maliyetini de verki bizde net satışını bilelim ordan tahmini kar hesaplayalım...
Resmi site açıklaması aşağıda sanki SPK' ya tabi bir şirket gibi açıklama yapmışlar ya yuhhh
" Bu haberlerin pek çoğunun ardından kamuoyunu yanlış habere itibar edilmemesi konusunda uyarırken bu haberler sebebiyle kulübümüze ait pek çok ticari sır ve bilgi de maalesef açıklanmak zorunda kalınmaktadır. Söz konusu haber tamamen uydurma rakamlar içermektedir. Fenerium mağazalarımızın haberde bahsi geçen yıllarda ve içinde bulunduğumuz yılın 9 aylık bölümünde yaptığı satış değerleri aşağıdaki gibidir.
2006 yılı 12 aylık gerçekleşen satışları 29.328.837 YTL, 2007 yılı 9 aylık gerçekleşmiş satışları 34.821.000YTL(100. Yıl özel koleksiyonu satışları dahil) 2008 yılı 9 aylık gerçekleşmiş satışları 31.499.000 YTL.
2007-2008, 9 aylık satış değerleri karşılaştırıldığında sadece %10'luk bir düşüş olduğu gözlemlenmektedir. Aynı dönemde Türkiye'de perakende tekstil sektörü %30 küçülmüştür. İMKB 100 endeksi de sadece son bir ayda %30'un üzerinde düşüş yaşamıştır.
Öte yandan haberde bahsi geçen ve yine yalan ve yanlış rakamlarla ifade edilen "Kanarya yağmurlukları" gümrük vergileri ve her türlü masraflar dahil 437.392 YTL'ye mal edilmiştir. Bugüne kadar 18484 adet satılmıştır ve halen satışı sürmektedir."

10 Ekim 2008 Cuma

Kadıköy' de Rıdvan Dilmen sesleri


Fenerbahçe' de işler yolunda gitmiyor çıkış yolu aranıyor, kimisi Aragones başarısız diyor, kimisi ise Türkiye' yi bilmiyor, tanıtıcak birine ihtiyaç var diyor. Bence bir klavuza ihtiyacı var bu bir gerçek - ayrıca bir tanede ruhu olan tercümana - gazetelerde yazan haberlere göre Bülent Uygun, Aykut Kocaman ve Rıdvan Dilmen düşünülüyormuş. Bülent ve Aykut imkansız bence gelmesinlerde takım çalıştırıyorlar ve başarılılar. Rıdvan Dilmen en iyi isim ama gelmesi hedeflerini küçültür mü emin olması lazım gerçi yıllardır antrenörlükte yapmıyor, yorumculuktan da iyidir bence Fenerbahçe' de görev yapması. Büyükşehir Belediyespor maçı devre arasında Antu ödül töreninde bütün tribünleri koşarak gezdiğinde bu adam hala iş yapar, ah bi oynasa diye ONS' la konuşmuşluğumuz da var. Görev tanımı içinde teknik menajerlik, Aragones' e yardım etmek ve transfer çalışmalarını yürütmek olduğu yazılıyor ve Pazartesi günü yönetim kurulu toplantısında belli olacağı konuşuluyormuş. Hadi Aziz Yıldırım sezon başında yapamadığın bomba transferi Şeytan' ı transfer ederek gerçekleştir böylece Aziz ol...

9 Ekim 2008 Perşembe

Yıldırım Demirören



Haziran 2004= BJK başkanı oldu, ilk olarak Del Bosque' yi takımın başına getirdi. Başkanlığı dönemindeki 4,5 yılda 5.nci teknik direktörü. Liste aşağıdadır.

Haziran 2004-Aralık 2004= Del Bosque

Ocak 2005-Eylül 2005=Rıza Çalımbay

Ekim 2005-Mayıs 2007=Tigana

Temmuz 2007- 07.10.2008= Ertuğrul Sağlam

09.10.2008- ../../.... = Mustafa Denizli

Ertuğrul Sağlam' ın istifasından 1 ay kadar önce " Hedef Kadıköy' de UEFA kupası kaldırmak, Ertuğrul Hoca' dan çok memnunuz keşke 10 yıllık sözleşme imzalasaydık" diyen bir başkanın dramıdır bence Beşiktaş' ın yaşadığı." Atilla Gökçe' nin dediği gibi " Zengin ailenin şımarık çocuğu" gibi onu istemem bunu isterim küçük dağları ben yarattım havalarıyla bu işler olmaz, kimsenin içine sinmeyen hatta kendinin bile zamanında istemediği bir teknik direktörü daha getirdi, işte o açıklamaları tarih Aralık 2007 LigTV' de "2' ye 1" programı:

"Ben başkan olduğum sürece Samet Aybaba bu kulüpten içeri giremez" sözleri size mi ait?
Tabii. Ben başkan olduğum sürece değil, Beşiktaş'ta ben 2000 yılında yönetici oldum. Aynı şeyi söyledim. Sayın Mustafa Denizli ile Samet Aybaba, Beşiktaş kulübünden içeri giremez dedim. Ben yeni birşey söylemiyorum. 8 senedir aynı şeyi söylüyorum. Ben hep taraftar gözüyle baktım, Samet Aybaba her Beşiktaş maçında puan almıştır, rakiplerine puan vermiştir. Ben böyle bir kişiyi bu kulüpte istemiyorum demiştim, bugün de yine aynı şeyi söylüyorum.

Yorum bile yapamıyorum artık daha fazla...

Rakipler 2/4 Olympiakos


Grubun Benfica' dan sonraki favorisidir bence, 1.nci veya 2.nci olacağını düşünüyorum. Şampiyonlar ligi ön elemesindeki Anorthosis hezimetinin izlerini UEFA' da kendilerini göstererek silmek isteyeceklerdir. Benfica' dan daha küçük ama çok daha ateşli bir taraftara sahip, Panathinaikos' un ezeli rakibidir. Partizan-Panathinaikos dostluğuna misilleme olarak Partizan' ın düşmanı olan Crvena Zvezda (Kızılyıldız) takımı taraftarıyla dostluk kurmuş durumdalar ve birbirlerinin maçlarına gitmekteler. Antrenör İspanyol Ernesto Valverde (Espanyol' a UEFA' da final oynatmıştır), kadrosundaki önemli ve dikkat edilmesi gereken futbolcular Luciano Galletti (Bir zamanların Zaragoza' da David Villa' yla beraber FB' nin ipini çeken adamı), Darko Kovacevic, Predrag Djordevic (Mondragon' un kafa atıp sonra kendini yere attığı adam - ne komik görüntüydü yahu), Raul Bravo (çakma Roberto Carlos), Dudu ( CSKA Moscow' dan yeni transfer ), Sebastian Leto ( Liverpool' dan kiralık geldi) bunlara ek olarak kadrosundaki Yunanlı futbolcularının büyük bir kısmıda milli takımda oynamaktadır. Benfica kadar dikkat edilmesi gereken bir takım hücum hattı biraz yaşlı ama kurt golcü tabir edilen adam bolluğu var. GS evinde oynayacağı için stad görüntüsü vermeyeceğim sadece deplasmana gelicek taraftar görüntüsü vermek yeterlidir diye düşünüyorum...




8 Ekim 2008 Çarşamba

Rakipler 1/4 Benfica

Grubun en önemli ekibi bence Benfica' dır. Ülkenin en önemli 3 takımından birisi, takımın künyesi, kuruluş hikayesi tarzı geyiklere gerek yok. Önemli bir taraftara sahipler, stadları daha önce yazmış olduğumuz UEFA 5-star rated bir stadyum, önemli taraftar grubu Diabos Vermelhos (Red Devils) Antrenör Quique Sanchez Flores Valencia ile başarıdan başarıya koşmuş bir teknik direktör, bu yılki önemli transferleri Pablo Aimar, Jose Antonio Reyes, David Suazo ( Inter-kiralık ). Kadrosundaki birçok ünlü forvete sahip bir takım GS defansının çok dikkatli olması lazım. Aşağıda da stadlarından bir görüntü...










7 Ekim 2008 Salı

UEFA kupası grup maçları

Galatasaray' ın UEFA kupası rakipleri belli oldu. Benfica, Olympiakos, Hertha Berlin, Metalist Kharkiv. Grup olarak bence çok zor grup ve ilk olarak fikstür belli olmadan önce kafamdan yaptığım fikstür gerçekleşseydi GS bu gruptan çıkamaz derdim fakat çekilen fikstür sonucunda GS daha avantajlı bir hale geldi. Aşağıda benim ve UEFA' nın fikstürü alt alta verilmiştir. Yorumlar sizin...
Toz
Olympiakos - GS
GS-Benfica
Metalist-GS
GS-H.Berlin
UEFA
GS-Olympiakos
Benfica-GS
GS-Metalist
H.Berlin-GS

6 Ekim 2008 Pazartesi

3 büyük motivasyonlu küçük takımlar

Türkiye' de belki tüm dünyada bu böyledir küçük takım topçuları ve antrenörleri belki kendilerini göstermek, ispatlamak, pazarlamak için büyük takımlarla oynadıkları maçlara farklı konsantre olurlar. Adeta 3 büyüklerin kendi aralarında yaptıkları derbi maçları gibi ancak bir farkı vardır bu konsantrasyonun; büyük takımdan puan alınca 1 maç bilemedin 2 maç sonra düşüş başlar. Örnek vermek gerekirse :
3.hafta: Hacettepespor:2 - Fenerbahçe:1 (Hacettepe 3 maçtır yeniliyor, toplam 4 puanı var)
Galatasaray:1 - Antalyaspor:1 ( Antalya 3 maçtır yeniliyor ve 6 haftadaki tek puanı bu maç )
5.hafta: İstanbul BŞB.:0 - Beşiktaş :0 (toplam 3 beraberliği var, bu hafta yenildi )
6.hafta: Ankaraspor:2 - Sivasspor:0( Geçen hafta Fenerbahçeyi yenen Sivas bu hafta kayıp )
Ancak lig ilerledikçe bu tablonun böyle devam edeceği kanısındayım, önceki yıllarda olduğu gibi lig sonuncusunun şampiyonu yenebildiği gibi. Ancak bence bu ligimiz çok kaliteli, herkes birbirini yenebilir demek değil kendimizi kandırmayalım.

3 Ekim 2008 Cuma

Onur Air


Onur Air' la ilk tanışmam 1995 yılında gerçekleşmişti. O zaman için nasıldı bilemiyorum ama bizi sağ salim İngiltere' ye götürdü ve geri getirdi. O tarihten sonra OnurAir' den hiç haber alamadım ta ki geçen haftaki Dubrovnik uçuşuna kadar. Sabah 07:00' deki uçuşumuzun sefer sayısı 1907 idi ki bu güzel bir tesadüf oldu, gidişte sorun olmadı fakat dönüşte hayatımda görmediğim birşey gördüm. 4 kişi gittiğimiz için tatile Boarding kartlarımızı aldıktan sonra yanyana mı oturuyoruz diye bakma gereği duyduğumuzda o da ne "SEAT FREE" yazıyor. Ya kardeşim hangi çağda yaşıyoruz, halk otobüslerinde bile nerdeyse koltuk sıralı, insan gibi yolculuk ediliyor. Böyle olunca noldu tabii yurdum insanı ( gerçi biz sırayı 2 ledik ama olsun :p ) kapılar açılmadan 15 dakika önce sıraya girmeye başladı ve sonuç kaos... Son olarakta ey yetkili o yemek diye verdiğiniz şeyi önce ısıtın sonra insanlara dağıtın...

SİSTEM KARGAŞASI


"3-5-2, 4-4-2, 4-3-3…Hepsi hikaye bunların. Futbolun matematiği yoktur. Siz istediğiniz kadar sistem yaratmaya çalışın, Hagi 35-40 metreden topu doksana gönderdiği zaman ne sistem kalıyor, ne başka birşey. Futbol insan oyunudur, robot oyunu değil. İnsanı makine düzeninde bir sistemin dişlisiymiş gibi kullanamazsınız. (RIDVAN DİLMEN)"

Aslında Rıdvan Dilmen’ in söyledikleri büyük oranda doğru. Ancak biz şu sistem denilen şeyi gelin biraz kurcalayalım. Bu yıl iyi gitmeyen takımların başında tabiki FB geliyor. Dolayısı ile örneklem olarak rahatlıkla üzerinde çalışabileceğimiz takım da FB.

Daum zamanından gelen, Alex v.b futbolcular için ortaya çıkmış gibi görünen ve hatta adı bir ara “AZİZSİLİN” olarak telafuz edilen sistemin adı o. Rakamlara dökecek olursak 4-4-1-1. Aslında bu sistem iyi oturdu FB’ ye. Alex’ i feda etmemek vardı biraz içersinde. Ama çok yıldızı da öğüttü kendiliğinden. Anelka, Hoidjonk hatta Kezman ilk akla gelenler.

Her ne kadar özünde Alex v.b futbolcular için oluşturulmuş gibi görünse de aslında daha çok Deivid ve Sevilla maçlarındaki gibi oynayan Uğur Boral tarzı oyuncular için oluşturulmuş, onların varlığıyla işleyebilen bir sistemdi bu. Hücum yönü oldukça iyi iki kanat oyuncusu…ofansif yönü de olan bir önlibero (Aurelio hatta Appiah).. Bu oyuncularla birlikte ortaya çıkan, tek forvet ve arkasında Alex destekli gibi görünen, ama aslında 5 kişili hücum akınları..Sistem denilen ve bu 4-4-1-1 rakamlarından oluşan sözkonusu karmaşık ilişkinin özeti bu aslında..

Bu bağlamda bakalım bu seneki FB’ ye…Ne oldu da geçen sene takır takır oynayan bu takım aynı sistemle bu hale gelebildi. En uçtan başlayalım. Geçen seneye göre daha iyi bir en uç oyuncusu.. Guiza...FB’ ye geldiğinden beri en iyi maçlarını çıkaran bir Alex…Burda sorun yok. Hatta geçen seneye göre daha iyi..Ve fakat işte sorunun kaynağı..Devamlılığı olmayan bir Uğur Boral, şansız sakatlığıyla boğuşan bir Deivid ve AZİZSİLİN kurbanı bir oyuncu.. Aurelio..(Hatta Appiah)

İyimser olmaya başlarsak şayet; Deivid geri dönüyor. Uğur Boral’ ın, Wederson ve Tümer’ in de iyileşmesi ile birlikte form tutması beklenebilir. Orta sahanın ortasına Emre kaydırılabilir. Diğer ön liberonun kim olduğu önemli değil. Önemli olan, ön liberolardan birinin kesinlikle Emre olması. Çünkü kadrodaki ofansif yönü olan tek ön libero O. Bu şablonda bu sistem tekrar işlerlik kazanabilir mi? Olabilirliği yüksek bir ihtimal. Ama esas tehlike şurda, “sistemi değiştir ARAGONES” telkinleri, haykırışları artmaya başladı..Şayet ARAGONES ikinci bir AZİZSİLİN’ in de etkisiyle tam da bu dönemde sistemle oynamaya başlarsa işte o zaman tartışılan sistem değil, KENDİSİ olur. Zaman ne gösterecek bilmiyorum ama benim öngörüm; Aragones bu sistemde (4-4-1-1) ısrar edecek ve işler yoluna girmeye başlayacak. Ha artık, Türkiye Ligi ve Şampiyonlar Ligi için, alınan sonuçlardan sonra bunun için çok mu geç? O başka bir tartışma konusu..Bekleyip görmek lazım..
(İldiv81)

UEFA Cup

Şampiyonlar ligi ön eleme maçında elenen Galatasaray başkanı Adnan Polat 28 Ağustos günü hedef Kadıköy' de UEFA kupasını kaldırmak dediğinde tüm Galatasaraylı taraftarlara ve camiasına su serpmişti. Bence bu yaptığı hedef şaşırtma, gündem değiştirmekti ve kimse bu elenişi düşünmüyordu bile sadece Kadıköy' de kalkabilecek bir kupanın (çok kişi inanmasada, sadece inanmak istiyor ) mutluluğu ve ezeli rakibe verilebilecek zarar düşünülüyordu. Beşiktaş' ta ezeli rakip ebedi dost gibi düşünüyordu hatta Kadıköy' de GS-BJK finali düşünülüyordu, keşke olsaydı, isterdim şahsen. Lige ve UEFA' ya fırtına gibi giren BJK dün gerçektende UEFA kupasındaki finalini Ukrayna' da oynadı, benim gerçekten ümidim hiç yoktu rakip çok kaliteli değildi belki ama nasıl bir disiplin, nasıl bir ciğer inanılası değildi. İlk gol zaten 40 metre, bazuka gibi bir şut tabir edilen, örümcek ağını alan ve insanda kendi takımı oyuncusu gol atmış sevinci yaratan ( gol güzel diye sevinç ) Daha 1 ay öncesine kadar UEFA kupası finalinden bahseden, Ertuğrul Sağlam' la keşke 10 yıllık anlaşma yapsaydık diyen Yıldırım Demirören dün geceki maçtan sonra " Bana ne istifa ederse etsin " açıklamasını yapmış ki bu da Türk teknik direktörlerin kaçınılmaz sonudur. Birisi arkandayım diyorsa kalemin kırılmış hocam haberin olsun...


Sonuç olarak 3 takımla başlanan UEFA kupası macerasına sadece tek takımla devam edebiliyoruz, umarım grup maçları sonunda takımsız kalmayız...