19 Ağustos 2009 Çarşamba

Coming Next


Fringe

Bu akşam son bölümünü seyretmeye kıyamayacağım dizi neyseki geç tanıdık 2. sezon Eylül'de başlıyor. ONS bu olay tam bir FML.









14 Ağustos 2009 Cuma

Dalga Geçmek

Kesinlikle dalga geçiyorlar 55 TL lik bilet fiyatı üstüne herkes s.gitsin kombinesini alsın diyor bir bakıma haklı bir bakıma haksız bir durum neyseki kombinemiz var çok şükür böyle dertlerle uğraşmıcaz ama sıkıntılı bir durum...

14 Temmuz 2009 Salı

Sezon başları

Oldum olası sezon sonlarını hiç sevmem bunun birkaç nedeni vardır:

-Fenerbahçe'yi severim ve hep yanımda olsun isterim,
-Futbol denen olayı severim,
-Transfer haberlerini hiç sevmem.

Kendimi hep eğitmeye çalıştım adam imzayı atana kadar inanma, fazla gazete okuma ama işte öyle olmuyor. Aziz Yıldırım 15 Haziran'a kadar transferi bitiricem dediği için bunların hiçbirini yapamadım bu sezon arasında. Bugün tarih 14 Temmuz yani 1 ay geçti ve halen takımda eksiklikler var Herr Daum 2 transfer daha yapıcaz diyor - ki bence 3 lazım, ön libero, sol açık, forvet- biri %99.9 ön libero, diğeri ise forvet olur diye düşünüyorum. Takım Almanya kampına gitti Guiza efendi meydanda yok, 30 Temmuz da ön eleme maçı oynanıcak ve tahminim 2 sene önceki gibi ilk turun sonuna yetişicek bu transferler (bknz:Deivid, Kezman). Yöneticiler hep konuşuyor sezon ortasında gelecek sezonun planları yapılıyor, transfer listeleri belirleniyor hani nerde hocam adama sormazlar mı? Bu dediklerini yapan insan zaten Türk olamaz, yurdum insanı son dakika hareketlerini sever beni kimse ikna edemez Beşiktaş 2008 yılından beri Ferrari'yi izliyor diye mesela. Türkiye'de transfer ÖSS sistemi gibi yürüyor puanın 100 ise 150'lik üniversiteleri en yukarıya yazıyosun ya tutarsa diye sonunda da ya 102lik üniversiteye ya da 99 luğa giriyorsun o yüzden Ferrariler, Josico'lar, Diatta'lar geliyor. Neyse konu dağılmasın başa dönelim bu sene camia büyük beklenti peşinde çünkü geçen seneki transferler kimseyi tatmin etmedi yazılan isimlere bakınca insan yuh diyor hatta şizofrene bağlayıp resmi siteyi kontrol ediyor klüp yalanladı mı diye haberleri, Roberto Carlos'u yalanladılar Ronaldinho yoldu yoruldum artık bir sene de transferi erken bitirin artık.
Adı geçen isimler:
Hamit
Lucio
Toni
Emana
Nilmar
Poulsen
Ronaldinho
Robben
................................................................
sonu yok daha var ama yeter yazmıcam

7 Temmuz 2009 Salı

Şeker gibi kura.

Biz trabzonu, sivas bizi takip ediyor. Meali: iyi bir Trabzon bizim işimizi kolaylaştırır, raakipler trabzonu yenmeye çalışırsa, bize nispeten yorgun ve demotive çıkabilirler.. tabi burda yine sivas en ballı, raakipleri once Trabzon, sonra fenerle karşılaşıp, sivas karşısına bitik çıkıcaklar.. sivas yine ilk 2 yi zorlar..

Beşiktaşımız ankarasporu takip ederken, beşiktaşımızı kasımpaşa takip ediyor. Meali: Beşiktaşımız bu sene babayı alır.. kasımpaşa süpriz yapabilir.

6s gaziantepi takip ediyor. gs yi ise kayseri takip ediyor. Meali: reykartlı 6s nin napıcaa belli olmaz, ben hüsran bekliyorum. Kayseri de yine uefaya katılmayı zorlar.

Sezon sonu tahminim:

Sivası şampiyon yapmak için fırına verilmiş bir fikstür. Fener ve Trabzon hırpalasın sivas 3 puanı mideye indirsin.

Ayrıca sivas ne zaman seri yakalasa bizden tokadı yiyip düşüşe geçer. Bu nedenle fener belasını uzak tutmak için sezon başına koymuşlar, akıllarınca bizi hazırlıksız yakalıcaklar.

Denizlispor maçı ile sezonu açıyor olmamız ise federasyonun dahi daum a bir kıyağı olsa gerek..

yine Trabzon son maç aq. Kaçıncı sezon oldu bu.

Ama neticede fikstür bizim için fena değil.

Sizlere keyifli seyirler bol çekirdek dilerim mabedde.

3 Temmuz 2009 Cuma

Kariyer Planlaması

Aşağıda okuyacaklarınız yazıdaki kişiler ve firmalar tamamen hayal ürünü değildir... Kıyaslanacak kişi ise Servet Çetin'dir.


Sene 2004 aylardan Temmuz, TOZ başarılı okul yaşantısına son noktayı koyup profesyonelliğe adım atıyor, rakipleri tatil beldelerinde danalar gibi yatarken kendisi o sıcakta ben artık çalışıp büyük adam olmalıyım diyor. İlk adım Big 4'un hemen altında yer alan bir denetim firması. (Neden Big 4 da Big 5 değil diye düşünüyor insan) Servet Çetin bu süre zarfında Fenerbahçe'de oynamakta ama biz onu Denizlispor'dan daha transfer olmamış düşünelim. TOZ burda başarılı bir dönem geçirmektedir tıpkı Servet Çetin gibi ve büyük klüplere göz kırpmaktadır(!!). TOZ askere gidip geri döndüğünde futbola başladığı klüpte devam etmek istediğini açıklar ve transfer tekliflerini reddeder. Fakat elde olmayan sebeplerden ötürü transfer olmak zorunda kalır; transfer olunan şirket o sektörün adeta Fenerbahçe'sidir. Servet'te bu süreçte Fenerbahçe'ye transfer olur. İlk başlarda hem TOZ hem Servet bocalarlar, geldikleri yerlerde adeta kraldılar ama transfer oldukları klüplerde kraldan çok kralcılar olduğunu görürler ve Servet'in kameralara efsane yakarışı gelir: "Çekin, çekin bir yıldız kayıyor" TOZ'da böyle düşünmektedir, çıkışa geçen kariyerlerinde düşüş başlamıştır bu ikilinin Servet Sivasspor'a transfer olur ve tekrar kral olacağı günlerin hayalini kurar tıpkı TOZ gibi ve TOZ'da transfer olur. Ve ikilinin tekrar yıldızları parlar, Servet 500bin Euro'ya geldiği Galatasaray'dan 8 milyon Euro'ya yurtdışından teklif almıştır, artık bu ikili için hedef yurtdışıdır...
Bu arada hedef demişken hedefine çok yaklaşmış olan ONS'u burdan tekrar tebrik ediyorum...

26 Haziran 2009 Cuma

PSG

Paris Saint-Germain seni daha evvel hiç sevmedim, bundan sonra da hiç sevebileceğimi düşünmüyorum hatta küme düş, logondaki Eiffel kulen yıkılsın beter ol, umarım bu sene kombine satışlarında, ürün satışlarında patlar kimse bişey almaz, kadrondaki kendi çapındaki yıldızlarının hepsi bonservizsiz transfer olur (Kezman hariç)...

25 Haziran 2009 Perşembe

Teşekkür...

Resmi site iş başı yaptı ama bu sefer yalanlama yerine teşekkür yazısı eklemişler, gözlerime inanamadım geçen seneki yalanlama hastalığından sonra.

"Profesyonel Futbol Takımımızda geçtiğimiz sezonlarda hizmet veren oyuncularımızdan Yasin Çakmak, İlhan Parlak, Gökhan Emreciksin, Can Arat ve Özgür Çek ile yollarımız ayrılmıştır. Fenerbahçemize verdiği hizmetlerden ötürü adı geçen oyunculara teşekkür ediyor, bundan sonraki futbol hayatlarında başarılar dileriz. "

18 Haziran 2009 Perşembe

Final serisi hakkında

Serinin ilk iki maçını deplasmanda kazanınca bu iş bitti 4-0 bilemedin 4-1 biter dedik bu seri, 3.ncü maçı 16 sayı öndeyken kaybedince 4-2 biter dedik ama tam tersi oldu. Ortada bir gerçek varsa 4-0 olur dediğimiz seride Efes 4-0 ı yakaladı ve seriyi 4-2 kazanarak şampiyon oldu. Kendilerini tebrik ederim daha çok inanmışlardı, daha takım gibilerdi, çok daha iyi ve sert savunma yaptılar ve yabancı oyuncuları seriye damgayı vurdu. Kadro derinliği olarak baktığımızda Fenerbahçe Ülker'de belki daha fazla oyuncu oynadı ama kadro kalitesi Efes Pilsen'in daha iyiymiş. Birde burda unutulmaması gereken bir gerçek varsa giden Solomon ile gelen Solomon arasında dağlar kadar farkın olduğu. Benim şahsi görüşüm eski Solomon son top ustasıydı ama bu seride son top katili oldu. Bir de Tanjevic' in Vidmar gibi bir kalası halen neden bu takımda tuttuğunu bunu geçtim nasıl ilk 5 başlatabildiğini anlamış değilim gerçektende, Semih, Mirsad, Oğuz hatta ve hatta Enes Kanter gibi adamlar varken bu davarı hemen yollasınlar. Fenerbahçe'nin bu seriyi kaybetmesinde ki temel etkenler çok büyük oranda kaçan serbest atışlar, çok fazla top kaybı yapılması, tam saha ve yarı saha presslere bir çözüm bulunamamasıdır. Efes son 4 maç durmadan aynı hamleleri yaptı ama kenar yönetim buna bir çözüm bulamadı. Tam saha press, sert savunma, topu çıkartan oyuncuya ikili sıkıştırma ve 2-1-2 zone press.

Serinin birde psikolojik boyutu vardı, ilk 2 maç sonunda Ergin Ataman'ın hakemler hakkındaki yorumları, Efes Pilsen' li yöneticilerin ortamı germesi, 5.nci maçtaki olaylar, Federasyon'un sadece Rasim'i günah keçisi yapması, Mirsad, Tanjevic'i es geçmesi ve Fenerbahçe taraftarının ya herro ya merro yaklaşımı dünkü maçta hiç istenmeyen ve tasvip edilmeyen bir sonu hazırladı. Bunda tabiikide Fenerbahçe Ülker'in üst üste alabileceği 3.ncü şampiyonluğunun sıkıntısı çok etkili oldu ve bir anda herkes Efes Pilsen'li oldu. Efes Pilsen maçlarını herkes seyretmiştir taraftar kitlesi Efes Pilsen'de çalışanların çocukları, fabrikalarında çalışan personel ve gerçektende basketball taraftarı olanlardır. Bu finalin adı Fenerbahçe -Galatasaray veya Beşiktaş olsaydı durum çok daha farklı olurdu neyseki bu 2 takım en fazla çeyrek final görebiliyor.

Sonuçta Efes kazandı ve şampiyon oldu ama ortada gene bir gerçek var gerçek Efes seyircisi hariç diğerleri gene Anti-Fener formalarını giyip Efes Pilsen' li oldular tıpkı daha önce Inter'li, Sevilla'lı, Chelsea'li, Hacettepespor'lu oldukları gibi ne diyim pes artık hepinize...

Son bir sözde Fenerbahçe seyircisine ve Resmi site editörüne:

Seyirci: Basketball maçlarına gideceksiniz açın biraz Yunanistan, İspanya, İtalya liglerini seyredin nasıl bağırıldığını öğrenin, basketball maçlarında uzun ve ağdalı besteler söylemek yerine rakip baskı altına alınır, ıslıklanır hücuma çıkılırken bizde ise lay-lay-lay hadi be en kötü NBA' deki gibi "Defence Defence" diye bağırın daha iyi. Ayrıca 12.000 kişi varsa sadece 200'ünde basketball forması vardır ben napim orda Alex yazan formayı giden Mrsic yazanı alın eğer gerçektende destekliyorsanız. Çetin Yılmaz çok doğru söyledi bunlar yüzünden artık gerçek basketball seyircisi maçlara gelmiyor çok yazık.

Editör: Ne diyeceğimi bilemiyorum tamam sahaya adamlar girdi, basketçileri tartakladı deme ama hiçbirşey olmamış gibi de Efes yendi şampiyon oldu yazılmaz ki en azından olayları kına.

Ayrıca Ali Koç Aziz Yıldırım'dan sonra başkan ol, yakışırsın gerçektende...

17 Haziran 2009 Çarşamba

17.06 olan bitenler

17.06 tarihinde geçmişte olan olaylar aşağıdaki gibidir:

1631- Tac Mahal'in yapımını sebep olan Mümtaz Mahal çocuğunu doğururken ölmüş,
1882- Igor Stravinsky doğmuş (google bile kapak yaptığına göre önemli biridir )
1885- Özgürlük anıtı New York limanına varmış,
1939- Fransa'da giyotinle son idam yapılmış,
1944- İzlanda bağımsızlığını ilan etmiş ve Danimarka'dan ayrılmış,
1972- Watergate skandalı olmuş
1980- Venus Williams doğmuş,
1982- TOZ DOĞMUŞ,
2007- Gianfranco Ferre ölmüş,