18 Şubat 2009 Çarşamba
Boşluk
13 Şubat 2009 Cuma
Hafta sonu maç tahminleri ve yorumları
"Ağlamayana meme yok"
10 Şubat 2009 Salı
Benjamin
6 Şubat 2009 Cuma
Sokak Futbolu Terminolojisi
ATAN ALIR: Mahalle maçları genellikle caddelerde veya bahçelerde yapıldığı için topun kaçma olasılığı olan çok yer vardır. Top bir yere kaçtığında topu kaçıran takımın rakibi takım hemen,"Atan alir" der. Top onların sahasında auta çıkmış oldugu halde karşı takım topu almak zorunda kalır.
ELIN AVANTAJI OLMAZ: Takımlardan biri ataktadır. Defans oyuncusu topu elle keser fakat pozisyon devam eder ve gol olur. Golü yiyen takım el var diye mızıldar. Karsı takım, "Avantaj olmaz." der. Hemen akabinde kaleci "Ulan elin avantajı olmaz." diye haykırır. Bir yere varılamaz.
ADAMIN GOL DİYO: Gol atılır fakat yiyen takım saymaz. Hep bir agızdan "Direk ulan." diye anırmaktadırlar. Fakat içlerinden biri, "Gol abi." der. Karsi takimdan bunu duyan biri direk atlar ve, "Ulan adamın gol diyo." diye serzeniste bulunur. Gol sayılır, adam dövülür.
ABANMA YOK: Genelde küçük çocuklar arasında yaygındır. Kaleciler abanma yok derler. Aralarından yasça büyük olanı "Lan karimisiniz." dese de abanma olmaz.
GÖNÜL ALMA: Büyüklerle küçüklerin ortak oynadıgı maçta büyüklerden biri gaza gelip küçük bir çocuga sert girince direkt penaltı olur. Nerede olursa olsun. Küçük çocuk sevilen bir simadır ve faulü yapan abidir. Penaltı kullanılır, genelde gol olmaz.
SAĞLIK ÖNLEMLERI : Bazen top insanın pek münasip olmayan bir tarafına gelir, herkesin reaksiyonu aynıdır: "İşe işe!." Uygun araziye işendikten sonra maça devam edilirdi.
TOP KURTARMA OPERASYONU: Top zırt pırt araba altına kaçar. Böyle durumlarda, sahadaki en çelimsiz ve en hop-zıp kişi, en iri kişi tarafindan topu almaya gönderilir. Arabanın altına kaçan toplar tam ortasinda durur bazen, kimse yetişemez oraya. Bu sefer tas atma ve sopayla itekleme faslı baslar. Arabanın egzozuna vurulan birkaç darbeden sonra top yuvarlana yuvarlana çıkar bir taraftan; artık kosarak maça geri dönme zamanıdır.
GOL DİİL OĞLUM BEL ÜSTÜ : Minyatür kale maçlarda elle tutulmasına engel olunmak için getirilmiş bir çözümdür ancak bel üstü gibi kişiden kişiye degişen ve ispatı zor bir kriter getirdiği için nice kavgaların çıkmasına, nice başların yarılmasına sebep olmuştur.
Aklına başka gelen varsa söylesin...
İslam Çupi
3 Şubat 2009 Salı
Dalya
Umut
29 Ocak 2009 Perşembe
28 Ocak 2009 Çarşamba
Irkçılık
9 Ocak 2009 Cuma
Büyükten küçüğe

Rivayete göre nostradamus, önceden yanacağını söylediği pouzin kentini kendisi yakmış. Kehanetlerinin %7 si civarının nispeten tuttuğu birisi için kendini kurtarmanın tek yolunun bu tip yanılsamalar yaratmak olması gayet normal gözüküyor.
Bir diğer rivayete göre ise birileri iki büyük yaratma amacıyla beşiktaşı küçültmek için düğmeye basmış. Rivayet diyorum çünkü nerden çıktığını net bilemiyorum. Bu rivayetin şiddeti beşiktaşın topladığı puanlarla ters orantılıydı, puan arttıkça şiddet azalıyordu, puan azaldıkça şiddet artıyordu. Inandırıcılığı ortada ama neyse konu bu değil.
Konu şu; aynı nostradamus gibi, başarı oranı düştükçe yeni kehanetler uyduran demirörenin kendini kurtarmak için kehanetlerini doğrulaması gerekmekte. Bunu da gayet güzel yapıyor Yusuf' u alarak.
Bu tip transferlerle hayaller küçülür, hedefler küçülür, başarılar küçülür, gelirler küçülür, bütçe küçülür, büyüyen tek şey demirören nefreti olur (birşey daha büyür de burda yazmıyim ayıp olur) ve en sonunda 2 büyük takım kalır. Demirörenin kehaneti de tutmuş olur.
Ama bunun altından nasıl kalkar, peşinde olduğu parasını kulüpten geriye nasıl alır, bunun matematiği nedir ben anlamadım..
Not1: alex le ilgilenmiyoruz diyen beşiktaş yönetiminin samimiyetsizliği de ortadadır, meali alexi sixteen sene alamayızdır. Çünkü sinan teoremine göre alex 238 yusuf yapar..
Not2: ana ivanovicle demirörenin ne alakası var demeyin, hiçbir alakası yok çok şükür de çirkin herifin fotosunu mu tercih ederdiniz..
