18 Haziran 2009 Perşembe

Final serisi hakkında

Serinin ilk iki maçını deplasmanda kazanınca bu iş bitti 4-0 bilemedin 4-1 biter dedik bu seri, 3.ncü maçı 16 sayı öndeyken kaybedince 4-2 biter dedik ama tam tersi oldu. Ortada bir gerçek varsa 4-0 olur dediğimiz seride Efes 4-0 ı yakaladı ve seriyi 4-2 kazanarak şampiyon oldu. Kendilerini tebrik ederim daha çok inanmışlardı, daha takım gibilerdi, çok daha iyi ve sert savunma yaptılar ve yabancı oyuncuları seriye damgayı vurdu. Kadro derinliği olarak baktığımızda Fenerbahçe Ülker'de belki daha fazla oyuncu oynadı ama kadro kalitesi Efes Pilsen'in daha iyiymiş. Birde burda unutulmaması gereken bir gerçek varsa giden Solomon ile gelen Solomon arasında dağlar kadar farkın olduğu. Benim şahsi görüşüm eski Solomon son top ustasıydı ama bu seride son top katili oldu. Bir de Tanjevic' in Vidmar gibi bir kalası halen neden bu takımda tuttuğunu bunu geçtim nasıl ilk 5 başlatabildiğini anlamış değilim gerçektende, Semih, Mirsad, Oğuz hatta ve hatta Enes Kanter gibi adamlar varken bu davarı hemen yollasınlar. Fenerbahçe'nin bu seriyi kaybetmesinde ki temel etkenler çok büyük oranda kaçan serbest atışlar, çok fazla top kaybı yapılması, tam saha ve yarı saha presslere bir çözüm bulunamamasıdır. Efes son 4 maç durmadan aynı hamleleri yaptı ama kenar yönetim buna bir çözüm bulamadı. Tam saha press, sert savunma, topu çıkartan oyuncuya ikili sıkıştırma ve 2-1-2 zone press.

Serinin birde psikolojik boyutu vardı, ilk 2 maç sonunda Ergin Ataman'ın hakemler hakkındaki yorumları, Efes Pilsen' li yöneticilerin ortamı germesi, 5.nci maçtaki olaylar, Federasyon'un sadece Rasim'i günah keçisi yapması, Mirsad, Tanjevic'i es geçmesi ve Fenerbahçe taraftarının ya herro ya merro yaklaşımı dünkü maçta hiç istenmeyen ve tasvip edilmeyen bir sonu hazırladı. Bunda tabiikide Fenerbahçe Ülker'in üst üste alabileceği 3.ncü şampiyonluğunun sıkıntısı çok etkili oldu ve bir anda herkes Efes Pilsen'li oldu. Efes Pilsen maçlarını herkes seyretmiştir taraftar kitlesi Efes Pilsen'de çalışanların çocukları, fabrikalarında çalışan personel ve gerçektende basketball taraftarı olanlardır. Bu finalin adı Fenerbahçe -Galatasaray veya Beşiktaş olsaydı durum çok daha farklı olurdu neyseki bu 2 takım en fazla çeyrek final görebiliyor.

Sonuçta Efes kazandı ve şampiyon oldu ama ortada gene bir gerçek var gerçek Efes seyircisi hariç diğerleri gene Anti-Fener formalarını giyip Efes Pilsen' li oldular tıpkı daha önce Inter'li, Sevilla'lı, Chelsea'li, Hacettepespor'lu oldukları gibi ne diyim pes artık hepinize...

Son bir sözde Fenerbahçe seyircisine ve Resmi site editörüne:

Seyirci: Basketball maçlarına gideceksiniz açın biraz Yunanistan, İspanya, İtalya liglerini seyredin nasıl bağırıldığını öğrenin, basketball maçlarında uzun ve ağdalı besteler söylemek yerine rakip baskı altına alınır, ıslıklanır hücuma çıkılırken bizde ise lay-lay-lay hadi be en kötü NBA' deki gibi "Defence Defence" diye bağırın daha iyi. Ayrıca 12.000 kişi varsa sadece 200'ünde basketball forması vardır ben napim orda Alex yazan formayı giden Mrsic yazanı alın eğer gerçektende destekliyorsanız. Çetin Yılmaz çok doğru söyledi bunlar yüzünden artık gerçek basketball seyircisi maçlara gelmiyor çok yazık.

Editör: Ne diyeceğimi bilemiyorum tamam sahaya adamlar girdi, basketçileri tartakladı deme ama hiçbirşey olmamış gibi de Efes yendi şampiyon oldu yazılmaz ki en azından olayları kına.

Ayrıca Ali Koç Aziz Yıldırım'dan sonra başkan ol, yakışırsın gerçektende...

17 Haziran 2009 Çarşamba

17.06 olan bitenler

17.06 tarihinde geçmişte olan olaylar aşağıdaki gibidir:

1631- Tac Mahal'in yapımını sebep olan Mümtaz Mahal çocuğunu doğururken ölmüş,
1882- Igor Stravinsky doğmuş (google bile kapak yaptığına göre önemli biridir )
1885- Özgürlük anıtı New York limanına varmış,
1939- Fransa'da giyotinle son idam yapılmış,
1944- İzlanda bağımsızlığını ilan etmiş ve Danimarka'dan ayrılmış,
1972- Watergate skandalı olmuş
1980- Venus Williams doğmuş,
1982- TOZ DOĞMUŞ,
2007- Gianfranco Ferre ölmüş,

2 Haziran 2009 Salı

Daum

Daum gelir gelmez bilemem ama bildiğim tek şey eğer gelirse artık maçlarda 80.nci dakikadan sonra çıkışa yönelme geleneğini ertelemem gerekeceği çünkü 85.nci dakikadan sonra goller gelir...

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Damir Mrsic


Bayraksa bayrak, adamsa adam, bayrak adamsa bayrak adamın kralı...

Yaş olmuş 39 sanırsın halen 29, basketballda jubile var mı? yapanı hiç duymadım NBA hariç ama kesinlikle bu adamı ödülllendirin büstünü dikin, jübile yapın, menejerlik verin yeni nesile örnek olsun çocuğu yaşında gençlerle oynamaya devam ediyor halen...

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Transfer

Maraton sözleşmesi sezon sonunda sona eren futbolcular listesi yayınlamış-gerçi liste çok güncel değil ama olsun, liste aşağıda ve bana deseler ki 4 bölge içinde birer kişi seç seçimlerim:
Cudicini, Eboue, Ballack, Owen...

Kaleci : Carlo Cudicini (Chelsea), Albert Jorquera (Barcelona), Leo Franco (Atletico Madrid), Jerzy Dudek (Real Madrid), Pato Abbondanzieri (Getafe), Carlos Kameni (Espanyol), Steve Harper (Newcastle United)
Defans: Emmanuel Eboue (Arsenal), Nuno Valente (Everton), Sami Hyypia (Liverpool), Gary Neville (Manchester United), Lucas Neill (West Ham United), Ryan Taylor (Wigan ), Sylvinho (Barcelona), Curro Torres (Valencia)
Orta Saha : Tomas Rosicky ( Arsenal), Michael Ballack (Chelsea), John Obi Mikel (Chelsea), Ryan Giggs (Manchester United), Robert Pires (Villarreal), Ivan de la Pena (Espanyol), Andy van der Meyde (Everton), Nicky Butt (Newcastle United), Maniche (Serbest), Kevin Kilbane (Wigan), Julian De Guzman (Deportivo La Coruna)
Forvet : Fernando Morientes (Valencia), Daniel Sturridge (Manchester City), Darius Vassell (Manchester City), Michael Owen (Newcastle United), Mark Viduka (Newcastle United), Emile Heskey (Wigan), Henri Camara (Wigan), Ersen Martin (Recreativo Huelva)

21 Mayıs 2009 Perşembe

Son dakika

Hakkında sakat, transfer edilirken de sakattı, spor hayatı bitti artık diyenlere en iyi cevabı klüp doktoru verdi, açıklama aşağıdadır:

"MR sonucunda 2 bölgesinde fıtık başlangıcı bulunan sporcumuzun yapılan son kontroller sonucunda spor yapmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Lakin bench press ve abdominal kas bölgelerini çalıştıran hareketlerde biraz daha sakin olması tavsiye edilmiştir."
Spor kamuoyu bilgisine
İhtiyar Heyeti

Sağlık raporu-2

Alttaki yazımı okuyan spor kamuoyu merak ediyor tabii şimdi bu adamın başka sakatlıkları var mı diye hemen sıralim:
-2 adet kasık fıtığı ameliyatı
-Göz tansiyonu
-Ülser
-Tüm eklemlerde şiddetli ağrı (diz, ayak bilekleri vs. 50-60 yaşında da bu kadar ağrıyordur heralde)
Daha vardı sanki de aklıma gelmedi neyse gelirse yazarız
Spor kamuoyu dikkatine
TOZ

Sağlık raporu

Ünlü sporcu Toz 3 hafta önce yaşadığı şanssız sakatlık sonrasında idman eksikliği olmasına rağmen çok önemli bir maçta takım arkadaşlarını yalnız bırakmamak için iğne ile maça çıktı ve sakatlığı nüksetti. Ünlü sporcuda yapılan doktor muayenesinde ve çekilen standart kontrastsız MR incelemesinde:
-L5-S1 düzeyinde çok hafif derecede diskal bulging bulguları görülmüş, protrüde ve ekstrude herni mevcut değil,
-L4-5 düzeyinde diskal bulging'e bağlı hafif dural basısı mevcut olmuş diğer yüzeylerde dural kese ve kökler serbesttir.
Yani siz okuyucalara anlatmak gerekirse bel fıtığı şu an için yok lakin 2 bölgede de fıtık başlangıcı mevcut. Bugün itibariyle klüp doktoru Piyer Arzuman ile yapılacak görüşme sonucunda konu netleşicek ve sezonu kapatıp kapatmadığı açıklanacaktır.
Spor kamuoyu dikkatine
TOZ

Şov Tivi


Sizi şiddetle, hiddetle, esefle kınıyorum ve yayınlıcanız finalin taa içine s..im diyorum. Nasıl ki sahada mücadele adamın hakkı o kupayı kaldırmaksa benimde hakkım saatlerce seyretmişim o kupanın kalkışını canlı seyredicem ama yok bu dallamalar yüzünden danone, pirelli reklamlarını seyrettik ne diyim allahınızdan bulun. Utanmadan banttan verdiler onu da beceremediler. 2 yıl önce FB-BJK süper kupa maçı sonunda da aynı boku yaptınız maç bitti hemen reklam ayıp be ayıp...

14 Mayıs 2009 Perşembe

(...)


"Bundan sonra önümüzdeki maçlara bakıcaz ..."

Hay seni gidi gözü kör olasıca, boyu posu devrilesice demek geliyor insanın içinden ama sana bunları dersek seni getirenlere, güvenenlere ne demek lazım bilemedim...